Archive for Mart, 2010
İş dünyasının gönül işleri Yenibiriş Dünyası’nda!
Yenibiriş Dünyası dergisi, Mart – Nisan sayısını gönüllülük kavramına ayırıyor. “Gönül işleri” başlığını taşıyan kapak konusunda gönüllülüğün ciddi bir iş olduğuna değiniliyor ve Türkiye’nin önde gelen şirketlerin toplumsal projeleri okurların bilgisine sunuluyor. Özel Sektör Gönüllüler Derneği (ÖSGD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Yılmaz Argüden’in de görüşleriyle katıldığı dosya konusunda gönüllülüğün, topluma kazandırdıklarının ötesinde çalışanları, yöneticileri, iletişim ve İK ekiplerini bir arada tutan güçlü bir motivasyon kaynağı olduğu belirtiliyor. Gönüllülük projelerinin sağladığı en önemli kazancın bağlılık artışı olduğunun da altını çizen Yenibiriş Dünyası, İK uzmanlarının görüşlerini de sayfalarına taşıyor.
Geçim derdi olmasa çalışanlar hangi işi yapmak istiyor?
Ücret zamlarında sürpriz yok!
Türkiye’nin iş ve insan kaynakları sitesi Yenibiris.com’un 11 bin 776 kişinin katılımıyla düzenlediği anket, neredeyse iki çalışandan birinin ücretine zam yapılmadığını ortaya koydu. Maaşında artış yaşayan çalışanların büyük çoğunluğu ise yüzde 5 ila 10 arasında değişen zam oranlarıyla yetinmek zorunda kaldı.
İş dünyasının geleceğinde koçluğun yeri!
Bursa’da düzenlenen Yenibiriş Gündem Toplantısı, iş dünyasının geleceğinde koçluğun yerini sorguladı. İlk olarak 2005 yılında ortaya çıkan ve bugün 2 milyar dolarlık bir sektör haline gelen koçluk kavramının gelecekte İK fonksiyonlarındaki rolleri değiştireceği tahmin ediliyor.
Türkiye’nin iş ve insan kaynakları sitesi Yenibiris.com, 2005 yılından bu yana 2 milyar dolarlık bir sektör haline gelen koçluğun günümüz iş dünyasının ihtiyaçlarını nasıl karşıladığını masaya yatırdı. Bursa Acıbadem Hastanesi’nin konferans salonunda düzenlenen Yenibiriş Gündem Toplantısı’nda konu tüm yönleriyle ele alınarak iş dünyasının geleceğinde koçluğun nasıl bir rol üstleneceği sorgulandı. Koçluğun ön plana çıkmasının İK fonksiyonlarındaki rolleri değiştireceği de belirtilen toplantıda, geleceğin iş dünyasında idari işlerin azalacağına, buna karşılık stratejik ortaklıkların artacağına dikkat çekildi. Değişime ayak uyduran çalışanların ve şirketlerin kazançlı çıkacağı bu yeni düzende, insan faktörünün de daha ön planda olacağına değinildi.
Maremis Gelecek Enstitüsü Kariyer Koçu ve Gelecek Stratejisti Deniz Ağgül Güler’in konuşmacı olduğu toplantıda, koçluk sektörünün her yıl yüzde 20 oranında büyüme sergilediği, 2006 yılı verilerine göre dünya çapında 30 bin koçun bulunduğu ve bunların yüzde 75’inin Amerika’da olduğu dile getirildi. Ülkemizde ise Uluslararası Koçluk Federasyonu (ICF) Türkiye Şubesi’ne bağlı 100’ün üzerinde koç olduğu belirtildi. Toplantıda katılımcılar koçluğun tanımı, yetkinlikleri ve modern iş dünyasındaki yerine dair bilgilendirildi.
Modern yönetici neden bireysel koçluk alıyor?
“Koçluk öğretmek, yol veya gelecek göstermek, tedavi etmek, yargılamak ya da tavsiye etmek değildir. Koç size ayna tutan, fener olan ama sizin bakış açınızı genişletip bundan fırsat yaratmanızı sağlayan kişidir,” diyen Deniz Ağgül Güler, modern iş dünyasının hangi durumlarda koçluğa başvurduğunu da söyledi. En çok başvurulan durumları yönetici atama ve alımları, yetkinliklerin gelişmesi, iş hacminin değişmesi, performans iyileştirmeleri, takım çalışmasının desteklenmesi ve kurum içinde yönetici koç yetiştirilmesi olarak sıralayan Güler, iş dünyasının bu konulardaki yetkinliklerini artırırken, modern yöneticilerin de kişisel anlamda bu hizmetten yararlandıklarının altını çizdi.
Yöneticilerin bireysel koçluk almalarının altında
- Potansiyelinin farkına varmak ve daha iyisini yapmak
- Hayallerini gerçekleştirmek
- Duygularını yönetememek
- İlişkilerini yönetememek
- İşi yönetememek
- Gelişimin durması
- Amaçsızlık
- Kararsızlık
- Tükenmişlik sendromu
- İşini sevmemek veya iş geçişi yapmak
gibi nedenlerin yattığını da sözlerine ekleyen Güler, bu durumlarda yapılan en büyük hatayı da “zayıf yönleri iyileştirmeye çalışmak” olarak betimledi. Yapılan çalışmalara göre zayıf yönleri tamamen olumluya çevirmenin mümkün olmadığını da söyleyen Deniz Ağgül Güler, bu noktada yapılması gerekenin güçlü yönlerin üstüne gitmek ve onları daha da geliştirmek olduğunu belirtti.

